Aktüel

Oyunlarda İslamofobi Tehlikesi

Ekim ayında Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç “Dünya çapında online olarak oynanan bazı oyunlarda İslam’a karşı kara propaganda olarak nitelendirilebilecek imgeler tespit ediliyor.” açıklamasında bulundu. Sayın Bakan, açıklama dahilinde GSB tarafından hazırlanan “Oyunlarda İslamofobi” kitapçığıyla ilgili de değerlendirmeler yaptı. Bu kitapçıkta yer alan içeriğe online olarak oyunlardaislamofobi.com adresinden ulaşılabiliyor.

Öncelikle Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın dijital oyunlara dair bir hassasiyet ortaya koyarak çalışmalar yapması takdire şayan. Dijital video oyun piyasası malum olduğu üzere yıllardır insanları etkilemeye devam eden, hem maddi olarak hem de kitlelere ulaşma anlamında çok büyük bir piyasa. Konsol, PC ve mobil platformlarda binlerce oyunun milyonlarca oyuncusu bulunuyor, bazı oyunların dünya çapında turnuvaları düzenleniyor, hatta bir oyununun son dünya turnuvasında Türkiye’yi temsil eden ekip şampiyon oldu. Dolayısıyla böyle bir mecranın yok sayılması zaten mümkün olamazdı, iyi ki GSB konuyu gündeme getirerek dijital oyunların “varlığını” ve etkilerini ortaya koymuş oldu.

Önümüzdeki günlerde bu çalışmanın daha da genişleyeceğinden, oyuncuların desteğiyle oyunlara dair daha geniş bir bilgi havuzu oluşturulacağından ümitliyiz. Mevcut çalışmanın ise olumlu ve eksik tarafları hakkında yıllardır video oyunlar oynayan ve bu piyasayı yakından takip etmeye çalışan biri olarak tespitlerimi paylaşmak istiyorum.

Oyunlarda İslamofobi Projesinin Olumlu Yönleri

  • Bu çalışma video oyunlarının bir kere daha farkına varmamıza vesile olmuştur.
  • Kimi oyunlarda bulunan “İslam Düşmanlığı” imgeleri çalışmada tespit edilmiştir.
  • Konuyla ilgili bir web sitesi hazırlanarak gerçek oyunculardan daha fazla veri toplanmasına imkan sağlanmıştır.
  • En güzeli de devletimizin gençleri düşünerek, oyunların verdiği zararları, hayatlarımızdan çaldığı zamanı ve diğer olumsuz etkilerini dert edinmesi olmuştur.

Oyunlarda İslamofobi Projesinin Eksik Yönleri

  • Mevcut haliyle çok eksik bir çalışma yayınlanmış.
  • İlgili kitapçığı okuyan birisi “gerçek oyun piyasası”ndan çoğu oyunu orada bulamıyor.
  • Bazı oyunların zaten varoluş amacı İslam’a hakaret. Örneğin “MUSLIM MASSACRE” oyunu, adı üstünde apaçık İslam düşmanlığı içeriyor.
  • Oyunlardaki tehlikeler daha detaylı araştırılmalı. Örneğin PACMAN oyunu “müslüman çarşaflı kadınları toplayarak ilerleme oyunu.” olarak tanımlanmış. Orjinal PACMAN oyununun böyle bir tanımla alakası yok. Ayrıca yıllardır Counter Strike oyunu oynadığım halde ilgili kitapçıkta yazan durumla karşılaşmadım.

Oyunlarda İslamofobi Projesi İçin Neler Yapılabilir?

Projenin mevcut hali hiçbir oyuncuyu etkileyecek durumda değil. Zaten çoğu popüler oyunla ilgili içerik mevcut değil. Var olan oyunlardan ise birkaç tanesi hariç çoğunun bilinirliği yok denecek kadar az.

Bu projede “İslam Düşmanlığı” yapan veya bu minvalde muhtevaya sahip olan oyunların tespit edilmesi ve gençlerin bilinçlendirilmesi hedefleniyorsa konunun genişletilerek çalışmanın detaylandırılması gerekiyor. Bir oyunda hırsızlık, tecavüz, cinsellik, katliam, şiddet, küfür, yalan vb. eylemlerin bulunması da apaçık “İslam Düşmanlığı” sayılmaz mı? Bu ve benzeri eylemler İslam dini tarafından yasaklanmış iken oyun geliştiriciler gizliden veya açıktan oyunlarında bunların neredeyse hepsini bir şekilde barındırıyorlar. Dolayısıyla hem oyunu oynayan kişinin zihnine ve ahlakına doğrudan etki ederken hem de “İslam Düşmanı” bir karakterin oluşmasına zemin hazırlamıyorlar mı? Bu olumsuz eylemleri oyunlar aracılığıyla tecrübe eden bir genç, gerçek hayatta bu eylemleri yasaklayan İslam dinine nasıl bir yaklaşım gösterecektir, tahmin etmek hiç zor olmasa gerek.

Velhasıl GSB’yi bir kez daha bu çalışmasından ötürü tebrik ediyor, çok daha sağlam ve etkili bir çalışmanın geliştirilmesi için “durmak yok, yola devam” diyoruz. Böylesi geniş bir piyasada bu tür bir çalışmanın tek bir kurum tarafından yürütülmesi ise mümkün değil. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na gerçek oyunculardan ne kadar çok veri ulaştırılırsa o kadar çok detay inceleme fırsatı verilir. Dolayısıyla hem oyuncular hem de konuyu dert edinen STK’lar oyunlarda buldukları bu tür imgeleri mutlaka oyunlardaislamofobi.com ulaştırmalılar. Ne de olsa “birlikten kuvvet doğar.”

Not: Konuyla ilgili olarak GENÇ Dergisi Kasım 2016 sayısında “Oyunu Boz” kapağıyla okuyucularının karşısına çıktı. Bu dosya çalışması için yazdığım metni aşağıda paylaşıyorum.

Oyun Var, OYUN Var!

Muhammed Murat Tutar / Genç Dergisi

Video oyunlar ilk bilgisayar sistemleri ortaya çıktığından beri varlar ve her geçen gün çok daha gelişmiş oyunlarla karşılaşıyoruz. Yıllar evvel atari tarzı konsollarda oynadığımız basit oyunlar çoğu zaman masumdu. Herkesin atarisi olmadığı için mahalledeki arkadaşlarla atarisi olan birine gider ve hep beraber oyun oynardık.

Zaman geçtikçe herkesin akıllı telefonu, bilgisayarı ve tableti olmaya başladı. Dolayısıyla oyunlar giderek bireyselleşti ve artık eskisi gibi oyuncuları fiziksel olarak bir araya getirmekten uzaklar. MMO tarzı çok kişilik oyunlarda belki yine gerçek kişiler bir araya geliyor fakat sadece sanal ortamda! Bu ise kişiyi fiziksel dünyadaki aile bireyleri ve arkadaşlarından uzaklaştırdığı gibi vaktinin çoğunu da alarak bomboş bir hayat geçirmeye sebep oluyor. Bunun yanı sıra oyunların gerek kurgusal gerekse görsel olarak kişinin nefsani arzularına hitap ettiği malum olan bir gerçek. Şiddet, hırsızlık, yalan söyleme, savaş, vahşet, korku, müstehcenlik, hile yapma vb. birçok kötü alışkanlığın oyunlar aracılığıyla berrak zihinlere pranga gibi vurulduğuna maalesef şahit oluyoruz.

Fakat bu durum bütün oyunlara mal edilmemeli. Dünyalık olan her nimet gibi oyunlar da amaç edildiğinde zararlı, araç edildiğinde ise faydalı olabilir. Mühim olan insanın bu aracı nasıl kullandığıdır. Bir çocukla iletişim kurmanın en kolay yolu fıtrat gereği oyun oynamaktır. Hatta sadece insanlar değil, hayvanlar bile ufakken çeşitli oyunlar oynarlar kendi aralarında. Biz insanlar ise oyunları günümüz çağına uygun olarak dijital ortamlarda oynamaya alışmış olduğumuzdan bu durumu nasıl hayra kullanacağımızı düşünmeliyiz.

Örneğin dünyanın birçok ülkesinde küçük yaşta çocuklara bilgisayar programlamanın temeli olan algoritmalar, oyunlar şeklinde öğretiliyor. Bu sayede hem çocukların ilgisi cezbediliyor, hem de konuyu daha kalıcı öğrenmeleri sağlanıyor. Bu husus birçok farklı konularda da uygulanabiliyor. Bir çocuğa güneş sistemini oturup ne kadar anlatsanız da öğretemeyebilirsiniz, fakat aynı çocuğu bir video oyun, özellikle sanal gerçekliği kullanarak bir uzay aracıyla güneş sistemini gezintiye çıkarabilir, çeşitli oyunlarla gezegenlerin özelliklerini gösterebilirsiniz. Bu şekilde çocuğun öğrendiği bilgileri kolay kolay unutamaz.

Hâsılı oyun var, oyun var. Kişi hem kendi iradesini hem de sorumlu olduğu insanların iradelerini hayırda kullanmaya çalıştığı takdirde oyunlar da zarar vermekten çok fayda veren bir nimete dönüşebilir. Ateş yeri gelir kocaman bir şehri kül eder, yeri gelir insanları ısıtır. Oyunlar da böyledir, eğer bir gün bizler Müslümanca bir bakış açısıyla faydalı oyunlar ortaya koyarsak, işte o zaman kafirlerin tuzakları boşa çıkacaktır.

Kaynak

Bilgisayar Mühendisi.